Toprak nasıl oluşur?

Toprak; taşların ufalanması ve arışmasıyla oluşan, içinde canlılar, canlı kalıntıları ile hava ve su blunan yeryüzü örtüsüdür. Toprek; bitkiler, toprak altı canlıları ve çok çeşitli mikroorganizmalar için bir yaşam ortamı oluşturmaktadır.
Toprak örtüsü; yüzlerce, binlerce hatta yüzbinlerce yılda oluşur. Kayaların ufalanması ve ayrışması ile ham toprak ortaya çıkar. Daha sonra bitkilerin ve diğer canlıların yerleşmesi ile bu toprak gelişir ve besince zenginleşip olgunlaşır. Bu sırada üst kattan alt ksımlara dğru sızan sular vasıtasıyla da başka etkenlerle taşınmalar olur ve toprakta katmanlaşma başlar. topraktaki bu birbirinden farklı fiziksel ve kimyasal özellikler gösteren katmanalara horizon denir. Normal bir toprak kesitinde A, B, C horizonları bulunur.
Toprağın A horizonu organik madde içerir ve genellikle koyu renklidir. Çünkü toprağa düşen yapraklar ve dallar bu katmanda birikir. Ayrıca köklerin de en fazla yayıldığı, su ve besinlerin en fazla olduğu kısım burasıdır. Bunun altından çoğu kez üst katmandan taşınan kireç, kil, demir, vb. maddelerin çökerek yoğunlaştığı B horizonu vardır. Bu katman, besin maddeleri bakımından daha fakirdir. B horizonuna birikme katmanıda denir. C katmanı, toprağın ana materyalini içerir. Bu katman, alttaki ana kaynağın ayrışmasıyla oluşabileceği gibi başka yerden taşınmış olan materyallerden ibaret de olabilir.,Toprak oluşumunu etkileyen başlıca faktörler; ana materyal, iklim, yer şekilleri, canlılar ve zaman’dır.
Ana Materyal: Toprak oluşumunun ham maddesidir. Bu toprağın oluşabilmesi için her şeyden önce ana materyalin birikimi gerekmektedir. Ana materyal, toprak oluşumunun başlangıcı, başka bir deyişle toprak oluşumunun sıfır olduğu sıradaki toprak aşamasıdır. Toprak oluşum aşamalarını basitçe şöyle gösterirsek;
Kaya – ayrışmış kaya – genç toprak – olgun toprak burada “ayrışmış kaya” ana materyali ifade etmektedir. Toprağı oluşturan ana materyaller şu üç ana grupta toplanabilir;
-Sert kaya ve minerallerin ayrışması sonucu yerinde oluşmuş ana materyaller
-Taşınarak oluşmuş ana materyaller
-Organik ana materyaller
Toprağı oluşturan sert kaya ve mineraller; magmatik, tortul ya da metamorfik (başkalaşıma uğramış) kökenli olabilir. Bu durum toprağın yapısını doğrudan etkiler. Ana materyalin kimyasal ve fiziksel özelliği toprağın yapısını etkilemektedir. Şunu belirtmekte de fayda var, ana materyalin etkisi sadece genç topraklarda belirleyicidir. Toprak olgunlaştıkça diğer faktörler ön plana çıkar ve ana materyalin izler kaybolur. Diğer faktörler ön plana çıkınca, aynı ana materyal üzerinde, aynı topraklar oluşabileceği gibi, farklı ana materyaller üzerinde de aynı topraklar oluşabilir. Toprağın oluşumunda ana materyal etkisi, ülkemize yağışın yetersiz olduğu yerlerde daha belirgindir.
İklim: Toprak oluşumunda ana faktördür. Özellikle nem ve sıcaklık, taşların ufalanmasını sağlayarak toprak oluşumunu doğrudan etkilemektedir. Günlük ve yıllık sıcaklık farkının fazla, buna karşılık nemin az olduğu yerlerde fiziksel parçalanmanın fazla olduğunu biliyoruz. Bu nedenle karasal iklimin egemen olduğu İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde fiziksel parçalanma çok fazla iken sıcaklık farkının az, nemin nispeten fazla olduğu Karadeniz bölgesi kıyı kesiminde daha alt düzeydedir.
Kimyasal ufalanmada bu durumun tersi görülür. Yağış ve nemin en fazla olduğu Karadeniz kıyı şeridi, kimyasal ayrışmanın fazlalığı açısında da yurdumuzda ilk sırada yer alır.
Çok yağış alan Kuzey ve Güney dağlarında da kimyasal ayrışma ve yıkanma oldukça fazladır. Buna karşılık karasal iklimin egemen olduğu geniş kesimlerde kimyasal ayrışmanın ve yıkanmanın zayıf olduğu görülmektedir.
Yağış toprak oluşumunda önemli bir rol oynar. Yağışlarla toprağa geçen su, topraktaki çözünebilir maddeleri çözer, toprağa organik madde sağlayan bitki ve diğer organizmalara hayat verir. Toprak materyallerini bir yerden başka bir yere taşır. Böylece toprağı önemli ölçüde değişikliğe uğratır.
Karadeniz Bölgesi’nde yağış fazlalığına bağlı olarak toprakta yıkanma süreci ön plana çıkmıştır. Yıkanma, toprağın üst katmanındaki çözünmüş ve asılı olan maddelerin süzülen sularla aşağı katmanlara taşınmasıdır. Bunun sonucunda topraktaki bitki besin maddelerinin ve bazların önemli bir bölümü kaybolur ve toprakta asitleşme süreci başlar. Bu nedenle Karadeniz kıyısı boyunca Yıldız Dağları’na kadar uzanan kıyı kuşağında 1000 m2’ye kadar olan yerlerde asit reaksiyonu gösteren topraklar yaygındır.
Sıcaklık, topraktaki kimyasal oluşumları doğrudan etkiler. Sıcaklığın çok düşük olduğu yerlerde suyun ve toprağın donması sonucu bütün kimyasal reaksiyonlar durur. Sıcaklığın artışı ile birlikte kimyasal olayların hızı da artar. Bu nedenle sıcak yerlerde toprak oluşumu daha hızlıdır. Toprağın rengi de sıcaklıkla yakından ilgilidir. Kutuplardan ekvatora gidildikçe toprağın renginin genellikle griden kırmızıya dönüşmesi sıcaklığın etkisini gösterir. Ayrıca toprakta sıcaklık arttıkça, azot miktarı azalır. Bunun nedeni, yüksek sıcaklıkla birlikte artan mikroorganizmaların topraktaki organik maddeleri yarıştırmasıdır. Diğer koşullar sabit kabul edildiğinde sıcaklığın artışı ile birlikte toprakta kil miktarında da artış meydana gelmektedir.
Sıcaklığın ve yağışın etkisi ise toprak oluşumunda oldukça önemlidir. Ekvatordan kutuplara gidildikçe, toprak kalınlığının azalması, ayrışma ve toprak oluşumunun yavaşlaması, sıcaklık ve yağışın ortaklaşa etkilerinin sonucudur. Daha sıcak ve yağışlı bölgelerde geniş yapraklı ağaçlar ve yüksek otlar yaygındır. Bunlar da toprağa daha çok organik madde katılmasını sağlar.
Yer Şekilleri: Yer şekilleri toprak oluşumunu eğim, drenaj, erozyon ve bakı gibi yönlerden etkilemektedir. Eğim akışa geçen yağış sularının, dolayısıyla toprağa sızan suyun miktarını etkilemektedir. Birbirlerine yakın bir düzlük, bir tepelik ve bir de çukurluk üç yer düşünelim: Bu üç yer, aynı miktarda yağış aldığında , toprağa sızan su miktarı her üçünde de farklı olacaktır. Düzlük yerde akışa geçemeyen yüzey suyunun önemli bir bölümü toprağa geçecek, buna karşılık tepelik bir yerde yüzey akımının fazla olması nedeniyle toprağa sızan su, daha az olacaktır. Çukur yerde ise etraftan da gelen suların katılmasıyla üşen yağış miktarından daha ok su, toprağa sızmış olacaktır. Bu örnekten anlaşıldığı gibi, çukur yerlerdeki topraklar, çevrelerine göre daha nemlidir. Bu durumda da ayrışma, yıkanma, organik madde birikimi vb. toprak oluş süreçlerinin farklı olmalarına yol açmaktadır.
Eğimin, toprak oluşumuna bir etkisi de yüzey materyallerinin ya da çözünmüş materyallerin yükseklerden, alçak araziye doğru akmasına yol açmaktadır. Bu yolla yarı kurak bölgelerde çözünebilen tuzlar çukurlarda birikerek tuzlu topraklar oluşmaktadır.
Canlılar: Canlılar içinde toprağın yapısını en çok etkileyenler mikroorganimalardır. Yapılan araştırmalar 1 g toprakta milyonlarca bakterinin bulunduğunu ortaya koymuştur. Mikroorganizmaların en önemli rolleri; toprağa düşen bitki ve hayvan artıklarının ayrışmasını sağlamalarıdır. Bu ayrışma sonucu humus denilen ve bitki besin maddelerini içeren kısım ortaya çıkar. Toprağın nem ve havalandırma durumu iyi ise mikroorganizmaların çokluğu nedeniyle organik maddeler çabuk ayrışır. Bu nedenle toprakta organik madde birikimi olmaz. buna karşılık serin ve yağışlı bölgelerde organik madde ayrışması güç olduğundan birikme fazla olur.
Bitkiler, doğrudan ya da dolaylı toprak oluşumunu etkiler. Bir yandan kökleriyle ana kayaya ufalanma ve çözünmeye uğratırken öte yandan toprağa organik madde sağlarlar. Herhangi bir toprak üzerindeki orman, çayır, çöl çalılıkları, toprağın özelliklerine doğrudan etki eder. İklim, yer şekilleri, ana materyal ve zaman bakımından koşulları aynı olan iki alanda, bitki örtüsünün farklılığı nedeniyle farklı topraklar oluşmaktadır. Bitkilerin bir etkisi de erozyonu önleyerek toprak örtüsünün koruyucu işlev görmeleridir.
Toprakta yaşayan; kurtlar, karıncalar, solucanlar, kemirgenler gibi çeşitli canlılar da kanallar açarak ya da toprağı bedenlerinden geçirerek, toprak oluşumu üzerinde etkili olurlar.
İnsanlar da toprağın oluşmasında rol oynarlar. İnsanlar doğal bitki örtüsünü yok ederek topraktaki organik madde yapısını değiştirir, erozyonu hızlandırırlar. Kimi yerde yanlış toprak kullanımı sonucu toprakların tuzlu hale gelmesine neden olur, kimi yerlerde ise toprağın yıkanarak nitelikli hale gelmesini sağlarlar. Tarım yapılan arazilerde organik maddeler hızla azalır; toprak, azotça fakirleşir.
Zaman: toprak oluşumu için gerekli faktörlerden biride zaman’dır. Ancak, toprak oluşumu için geçen süre, yukarıda açıklanan toprak oluşturucu faktörlerin ulaştıkları etki düzeyine bağlıdır. Bütün faktörlerin çok elverişli olduğu sıcak ve nemli bir yörede, toprak kesitinin olgunlaşması için bir kaç yüzyıl yetebilir. Oysa çoğu yöremizde olgun toprak kesitinin oluşumu binlerce, on binlerce yıl alabilmektedir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir